Gnatoloji, T.M.E. Kas Muayenesi (Oklüzyon Kontrolü)

Yüz, boyun ağrısı ve eklem şikayetleri ile diş hekimlerine başvuran hasta sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu tür hastalar için gerekli tedavi yöntemlerinin doğru bir şekilde uygulanabilmesi,  öncelikle hastalara doğru tanının konulması ile mümkün olmaktadır. Doğru tanının konulabilmesi için hastaların iyi bir klinik muayeneden geçirilmesi gerekmektedir. Bu ve benzeri hasta şikayetlerinin nedenleri (etyolojisi)kişilere göre çeşitlilik gösterebilmektedir. Örneğin; kas spazmı, gerilim, dental malokluzyon, fasial nevraljiler, artrit, travma, enfeksiyon, neoplastik oluşumlar, kulak ve sinüs şikayetleri, tükrük bezi hastalıkları, konjenital hastalıklar ise dolaşım ve duruş bozuklukları olabilir. Bu kadar çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilen belirtiler aynı zamanda birbirine benzerlik gösterebilirler. Belirtiler yönünden birbirleri ile benzerlikleri bulunmaktadır ve bu benzerliklerden yola çıkarak doğru tanının yapılması gerekmektedir. Diş hekimleri hastalarından gerekli ve detaylı tüm bilgileri almalı yani anamnez işlemini doğru bir şekilde gerçekleştirmelilerdir.  Ve gerçek bir muayene ile kaslar ve iç organlardan kaynaklanan refere ağrılar konusundaki bilgilerini ortaya koymalılardır. Bu sayede, hastaların şikayetlerine konu olan pek problemin nedenini ortadan kaldırabilirler. Tanısı net bir şekilde belirlenen hastanın tedavi sürecini başlatabilir veya hastayı ilgili uzman kişiye (mütehassıs) yönlendirebilirler. .

Hastalarım muayene işlemi ile ilgili bazı aşamalar şu şekildedir:

TME ŞİKAYETİ VE YÜZ AĞRISINDA KLİNİK MUAYENE

Hastanın Hikâyesi :

Hastalara sorulacak doğru sorular ve onlardan alınacak gerekli bilgiler (anamnez) tanı konulmasında büyük rol oynar. Anamnez, hastayı yormadan, sıkmadan olabildiğince rahat bir şekilde ve samimi bir ortamda yapılmalıdır. Bu sayede, hasta kendini rahat hissetmeli ve sorulara doğru yanıtlar vermelidir. Hastaya asıl şikayetinin ne olduğu, belirtilerin ne zaman başladığı ve belirtilerin hangi özeliklere sahip olduğu soruları yöneltilmelidir. Bunun yanında, ağrının hangi bölgede yoğunlaştığı, karakteri, ağrıyı başlatan nedenler net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Başın duruş pozisyonu, omuzlarda asimetrik bir durum olup olmadığı, hastada önceden sırt ve ayak ağrısının olup olmadığı belirlenmelidir. Hastanın öz geçmişi hakkında bilgiler alınmalı, geçmişte yapılan benzer ya da farklı tedavi olup olmadığı sorulmalı ve bu konuşmanın yapıldığı esnada hastanın psikolojik durumu da göz önünde bulundurularak hasta hakkında doğru bir karar verilmelidir.

Fiziksel Muayene

İnsan vücudunu kusursuz çalışan bir makina gibi düşünmek gerekmektedir. O sebeple, tıpkı makinalarda olduğu gibi, insan vücudunda da herhangi bir bölümde meydana gelebilecek bir bozukluk diğer bölümleri de etkileyecektir.

Fiziksel muayenede dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır:

Duruşun değerlendirilmesi

İlgili organların ilk ve son bölümlerinin (Ekstremite) uzunluklarına ve asimetrik durumlarına dikkat edilmelidir. Kalça yüksekliği, tek taraflı kürek ve omuz kemiğinin (skapulaların) seviyesi, başın bir tarafa yatık olup olmadığı olması, bacaklardan herhangi birinin diğerine göre daha uzun ya da daha kısa olması gibi. Gerekiyorsa ekstremitelerden radyolojik muayene istenebilir. Kafa yüz ve boyun bölgeleri gözlenmeli; asimetri, travma, enfeksiyon, kas hipertrofileri varsa saptanmalıdır.

Alt çene hareketlerinin incelenmesi:

Hasta ağız açma hareketini düzgün yapabiliyor mu, bu hareket sırasında herhangi bir ağrı belrtisi oluşuyor mu, burun orta duvarında herhangi bir kayma (deviasyon) varmı? Ağzın tamamen açılması esnasında burun orta duvarında kayma meydana geliyor mu, yani, deviasyon oluşuyor mu? Bunların hepsi incelenir.

  1. Oskultasyon : Eklem üzerine yerleştirilen streteskop ile açıp kapamada klik sesi veya krepitasyon var mı, varsa bu durum tek taraflımı, çift taraflımı saptanır.
  2. Kas muayenesi: Bu, hastada meydana gelen rahatsızlığın doğru olarak anlaşılması ve hekimi doğru tanıya götürmesi için son derece önemlidir. Buradaki amaç hem spastik ve duyarlı bölgeleri belirlemek hem iç organlardan kaynaklana (refere) ağrıları tanıyabilmektir. İç organlardan kaynaklanan ağrılar genellikle kasın anatomik yapısına bağlıdır ve spastik kastan belirli bir uzaklıkta semptomlarını gösterir.

E-Randevu

Hızlı E-Randevu Sistemi ile görüntülü görüşme veya poliklinik randevusu almak çok daha hızlı, çok daha kolay!

Doktorunuza Sorun

Bu formu doldurarak sorunuzu doktorunuza ulaştırabilirsiniz. Sorunuz bize ulaşır ulaşmaz ALTINDENT ekibi sizinle iletişime geçecektir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Ağız ve Diş Sağlığı Problemleri ve Çözümleri

En sık karşılaşılan Ağız ve Diş Sağlığı Problemleri ve Çözümlerini ALTINDENT Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi hekimleri cevaplıyor. En sık karşılaşılan sorular ve cevapları bu bölümde bulabilirsiniz.

Gençlerin Dişleri ile ilgili Bilmesi Gerekenler nelerdir?2022-01-25T03:13:20+01:00

Diş problemleri, gençlik yıllarında ortaya çıkabilir. Ağız sağlığını etkileyen konular hakkında bilgi sahibi olmak doğru kararları vermeyi kolaylaştırır.

  • Ortodonti — Çarpık dişlerini veya düzgün olmayan çene hizalamasını düzeltmek için, 13 yaşından küçük gençlerin çoğunun ve 13-19 yaşları arasındaki gençlerin diş telleri takması gerekebilir. Birbirine uyumlu temas etmeyen dişlerin temiz kalması daha zordur, erkenden kaybedilme ihtimalleri daha yüksektir ve çiğneme kasları üzerinde ekstra strese neden olurlar. Ortodontik muayene sonucunda, diş teli takılmasına ihtiyacınız olup olmadığını ve nasıl bir tedavinin sizin için doğru olduğunu belirlenecektir. Diş teli takıyorsanız, dişlerinizi uygun şekilde temizlemek için daha fazla özen göstermelisiniz.
  • Ağız Koruyucuları — Spor yapıyorsanız, ağız koruyucuları gülüşünüzü korumak için çok önemlidir. Bu cihazlar genellikle üst dişleri kaplar ve diş kırılmalarını, dudakların kesilmesini ve ağzınızda başka bir hasarın meydana gelmesini önleyecek şekilde tasarlanırlar. Alt çenenizde diş teli veya diğer sabit diş protezi (örneğin köprü) varsa, diş hekiminiz bu dişler için de bir ağız koruyucu önerebilir.
  • Beslenme — Beslenmenin diş sağlığınızdaki rolü çok önemlidir. Birçok gıda ve içecekte bulunan şekerler ve nişastalar, diş minesini tahrip eden, plak oluşumunu destekler. Yediğiniz ve içtiğiniz atıştırma sayısını azaltınız – şeker veya nişasta içeren yiyecek ve içecekleri her tüketişinizde, dişleriniz, 20 dakika veya daha fazla bir süre boyunca asit saldırısına maruz kalır. Beş gıda grubunu içeren dengeli bir beslenme ile, diş sağlığınızda büyük bir fark yaratabilirsiniz. Atıştırmak için; peynir, çiğ sebzeler, sade yoğurt veya meyve gibi besleyici gıdaları tercih edin.
  • Sigara — Sigara içmiyor veya tütün çiğnemiyorsanız, başlamamanızda fayda var. Diğer sağlık problemlerine ek olarak , sigara dişlerinizi ve dişetlerinizi lekeleyebilir, dişleriniz üzerinde oluşan tartarı boyayabilir ve nefesinizin kötü kokmasına neden olabilir. Uzun vadede tütün, sigara ve puro çiğnenmesi, ağız kanseri ve dişeti hastalığının gelişme riskini arttırır. Tütün kullanıyorsanız, bunun diş hekiminiz ve doktorunuza söyleyin ve karşılaştığınız herhangi bir ağız problemini onlara söylediğinizden emin olun.
  • Ağız Piercingi — Popüler olmasına rağmen, ağızpiercingi enfeksiyonlar, kontrol edilemeyen kanama ve sinir hasarı gibi komplikasyonlara neden olabilir. Gevşeyen çivileri, veya halkalardan dolayı boğulabilirsiniz ve metal takı da dişleri çatlatabilir ve dişetlerinize zarar verebilir. Ağız piercingi yaptırmayı düşünüyorsanız, bunu diş hekiminize söyleyin , en güvenli şekilde yapmanıza yardımcı olabilir.
  • Yeme Bozuklukları — Hem bulimia (aşırı yeme ve kusma) hem de iştahsızlık (kusmaya yol açan aşırı kilo alma korkusu), diş minesini aşındırarak, dişlerin görünümünü doğrudan etkileyen ciddi bozukluklardır. Bir diş hekimi, kötü bir durumdaki diş minesini düzeltebilirken, – kendi kendini kontrol gibi psikolojik sorunların ele alınmasını gerektiren potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir durum olan – yeme bozukluğunu tedavi edemez. Yeme bozukluğunuz varsa – veya sizde böyle bir şey olabileceğini düşünüyorsanız – doktora başvurun.
Ortodontik Tedaviye İhtiyacım Var mı?2022-01-25T03:14:57+01:00

Ortodontik tedavi ihtiyacınızı sadece diş hekimi veya ortodontist belirleyebilir. Kapsamlı medikal ve dental özgeçmişiniz , ağız ve diş muayenesi , çene modellerinizin oluşturulması ve özel bazı röntgen filmleri ve fotoğrafınızın çekilmesi gibi birçok tanı yöntemini içeren bir muayeneden sonra, ortodontik tedaviye ihtiyacınızın olup olmadığı ve yapılacak tedavinin türü belirlenebilir. Aşağıdakiler mevcutsa ortodontik tedaviye ihtiyacınız olabilir:

  • Overbite, üst ön dişler alt ön dişlere göre çok önde konumlanmıştır.
  • Underbite alt ön dişler üst ön dişlere göre daha önde ya da üst dişler alt dişlere göre daha geride konumlanmıştır.
  • Crossbite (çapraz kapanış) alt ve üst ön dişler üst üste kapanır.
  • Openbite (açık kapanış) üst ön dişlerinizin orta hattı alt ön dişlerinizin orta hattı ile çakışmaz.
  • Boşluklar diş çekimi nedeniyle ya da doğal olarak dişler arasında boşluklar olması.
  • Çapraşıklık çenelerde dişlerin dizilimi için yeterli yer olmaması.
Dişlerimin Daha Beyaz Görünmesini Nasıl Sağlarım?2022-01-25T03:13:53+01:00

Diş hekimi tarafından yapılan temizlik, gıda ve tütünün neden olduğu dış yüzeydeki lekelenmeyi temizler. Beyazlatıcı ajan içeren bir diş macunu kullanımı da diş hekimi ziyaretleri arasında bu yüzey lekelerinin çıkartılmasına yardımcı olabilir. Eğer lekeler uzun yıllardır mevcutsa , bu inatçı dış yüzey lekelerini çıkartmak için dişlerinizin profesyonel olarak beyazlatılması gerekebilir.

İç lekeler, beyazlatılabilir dolgu yapılabilir veyakaplanabilir (kuronlanabilir). Bu yöntemlerden her biri güvenli ve etkili olmasına rağmen, diş hekiminiz dişlerinizin durumu ve elde etmek istediğiniz sonuçlara bağlı olarak sizin için uygun olan tedaviyi önerecektir.

Dişeti iltihabı nasıl başlar?2022-01-24T12:13:43+01:00

Dental plak da denilen mikrop tabakasının dişler üzerinde birikmesine izin verilirse bu tabaka içinde yaşayan bakteriler tarafından üretilen zararlı maddeler dişetlerinde iltihaba yol açar. Dişeti hastalığının bu erken dönemine ‘gingivitis’ denir. Gingivitis aşamasi Resim 1’de görüldüğü gibi hafif kızarıklıkla kendini belli edebileceği gibi görüntü olarak daha hafifte olabilir.

Görüntülü Görüşme ve Klinik Randevusu

Online Randevu Sistemi

testimonial-1-female

“Hizmet Kalitesi Mükemmel”

İsvec’den geliyorum gelmeden önce çok düşündüm, Antalya’ya gelme karari aldim ve gelip gördukten sonra cok doğru karar verdigimi düşündüm. Havaalanindan beni karsilama ve otele birakma ve otelden klinige servis yapmalari samimiyetleri ve güler yüzlü olmalari beni cok mutlu etti. Doktorlar cok profesyonel ve son teknolojiye sahipler.

ALTINDENT ailesine çok teşekkür ederim

Shona Jones

Go to Top